EYÜPSULTAN İYİ YÖNETİLMEDİ
“Seçim kampanyamızın en başında Eyüpsultan’ın ve Eyüpsultanlılar’ın sorunlarını masaya yatırdık ve bu sorunlar için çözüm üretmeye karar verdik. Her bir alan için somut projeler ürettik ve projelerimiz Eyüpsultanlılar’da karşılık buldu. Eyüpsultan’ın potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu herkesin biliyor aslında. Ama çok uzun yıllar bence iyi yönetilmediği için bu potansiyelin çok gerisinde kalmış. Eyüpsultan’ın ekonomisini canlandırmak böylece refah seviyesini artırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek mümkün olacak. Dayanışma, ortak akıl ve liyakate dayalı adil ve demokratik bir yerel yönetime sahip Eyüpsultan’da yaşamanın kader değil şans olacağını herkes anlayacak.
BEKLENTİ YÜKSEK, ÇOK İŞİMİZ VAR
“Eyüpsultanlılar’a bir söz verdim: Eyüpsultan hak ettiği değere kavuşacak ve Eyüpsultanlılar da bu değişimden en çok yararlanlar olacak. Eyüpsultanlılar bana güvendi ve İstanbul’un en özel ilçesini yönetme yetkisini verdi. Ben tutmayacağım bir söz vermem; verdiğim sözü de tutarım. Eyüpsultan CHP’nin onlarca yıldır yönetmediği bir ilçe. Hem yapacağımız çok iş var hem de beklenti çok yüksek. Her şeyden önce benim kendimden ve ekibimden beklentim çok yüksek. Dolayısı ile şu an benim aklım, fikrim ve kalbim Eyüpsultan’da. Eyüpsultan için yeni bir dönem başlıyor ve ben bu sürecin öncüsü olacağım için çok heyecanlı ve enerji doluyum.”

İGDAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA: Mithat Bülent Özmen, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde siyaset bilimi ve kamu yönetimi okudu. Bankacılık ve finans üzerine doktora yaptı. Dışişleri Bakanlığı’nda çalıştıktan sonra banka, finans ve enerji sektörlerinde çalıştı, üst düzey yöneticilik ve CEO görevlerini yürüttü. 2019 yerel seçimlerinden sonra İGDAŞ’a Genel Müdür oldu. Ardık Eyüpsultan Belediyesi’ni yönetecek.
Belediyeciliği iyi bilirim
MİTHAT Bülent Özmen, İGDAŞ Genel Müdürlüğü ile birlikte İBB Enerji Grup Başkanlığı görevinde bulunurken doğru bir belediye yönetiminin halkın hayatında nasıl farklılık yaratabileceğini deneyimlediğini dile getirdi. Özmen “Ben kendimi siyasete geçiş yapıyorum diye hissetmedim. Daha çok insanın hayatına dokunabileceğim bir göreve geçiş yapıyorum diye hissettim. Kendimi sosyal demokrat olarak tanımlıyorum. Sosyal demokrasinin evrensel değerlerine inanıyorum: Özgürlük, eşitlik, adalet, dayanışma, çoğulculuk… Bu değerler çerçevesinde yapılacak bir yerel yönetimin de fark yaratacağına inanıyorum. Ekonomi dediğimiz zaman ekolojiyi dışlamayan, yoksullukla mücadele dediğimiz zaman emeğin hakkını almasından da bahseden, demokrasiyi sadece seçim olarak değil, farklı renklerin her gün sesinin duyulması olarak gören bir yerel yönetim anlayışına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum” dedi.
]]>Siyah-beyazlı kulüp, “Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir. Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir” açıklamasını yaptı.
Beşiktaş Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“TFF Yönetim Kurulunun 18.07.2024 olarak duyurduğu Seçimli Genel Kurul kararının, sorunların çözülmesi adına acil alınması gereken kararlar söz konusuyken, hiçbir öneri sunulmadan belirlendiğini öğrendik.
Türk futbolunun tüm hatlarıyla kaos yaşadığı, yeni ve yıpranmamış bir yönetime ivedilikle, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde 2024-2025 sezonunun başlamasına birkaç hafta kala 18 Temmuz tarihinde seçime gitmek Türk futboluna faydadan çok zarar getirecektir.
Bu duyurunun, futbolumuzun içinde bulunduğu kaotik durumun örneğinin yaşandığı bir günde bu şekilde yapılmasını doğru bir tutum olarak değerlendirmediğimizi ve kabul etmediğimizi belirtmek isteriz.
Sahaya girilerek hakeme yumruk atıldığı, takımların sahadan çekildiği, sahaya giren taraftarlarla sporcular arasında arbedelerin yaşandığı, ceza kurullarına sevklerin ya belirlenen tarihten önce alınarak uygulandığı, ya da bekletilerek baskı altında yapıldığı ve uygulandığı, VAR kararlarının sorgulandığı, gizli toplantıların kayıtlarının sızdırıldığı, süper kupanın bir krize dönüştürüldüğü, sürecin yönetilmediği örneklerinde olduğu gibi onlarca örnek varken, futbol ailesinin demokratik iradesini sekteye uğratacak, profesyonel yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyduğumuz bu kritik dönemde ülke futboluna zaman kaybettirecek bu kararın tarihi kabul edilebilir değildir.
Türk Futbolunun kaybedecek tek bir günü dahi olmadığına inanıyoruz.
TFF statüsü genel kurulun nasıl toplanacağını düzenlemektedir. Hiçbir kişi ve yönetim genel kurul iradesinin üstünde olamaz. Türk futbolunun bir üç ay daha bu anlayışla yönetilerek içinden çıkılamayacak sorunlara gömülmesine Beşiktaş JK olarak razı olmadığımızı belirtir, hukukun ve talimatların bize tanıdığı hakları diğer kulüplerimiz ve futbol ailesinin paydaşlarıyla birlikte sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz.
Beşiktaş JK olarak tavrımız nettir. TFF seçimleri çok adaylı olarak yapılmalı, kurulları da atamayla değil seçimle belirlenmelidir. Başta MHK’nın oluşturulması ve buna bağlı olarak VAR uygulamalarından kaynaklanan büyük sorunun çözülmesi için 18 Temmuz tarihinde göreve gelecek yeni yönetimin hızlı ve doğru karar alması neredeyse imkansızdır.
Türk futbolunun tüm kaos ve yanlışlarından kurtulması, lig statülerinin ve kurullarının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için, zaman kaybetmeden 2023-2024 sezonun bitimiyle birlikte toplanacak genel kurulla seçilecek yeni yönetime ihtiyaç olduğuna inancımızı kamuoyuyla paylaşırız.”
]]>İSO, İTO, TOBB ve TÜSİAD yaptıkları değerlendirmelerde seçimsiz bir döneme girildiği ve ekonomi politikalarına ve reformlara odaklanılması gerektiğini kaydetti.
İşte iş dünyasından gelen seçim yorumları…
İSO BAŞKANI: EKONOMİYE ODAKLANMAK GEREKİYOR
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan seçim sonuçlarının ardından X hesabından yaptığı paylaşımda seçim nedeniyle ekonomik reformalara yönelik temponun beklenen düzeyde olmadığını, seçimin geride kalmasıyla ekonomiye ve sorunlara odaklanmak gerektiğini kaydetti.
Bahçıvan paylaşımının tamamında şu ifadelere yer verdi:
“Ülkemiz bugün Yerel Seçim sürecini örnek bir demokratik kültür ve olgunlukla tamamladı. Muhtelif defalar ifade ettiğim gibi seçimler bir bayrak yarışıdır. Bugünkü bayrak yarışının münferit bazı hadiseler dışında huzur içinde gerçekleşmiş olması demokrasimiz adına sevindirici ve çok kıymetlidir.
Seçim nedeniyle ekonomiye ve bu alandaki reformlara yönelik tempo maalesef arzu edilen seviyede olmadı. Artık çok ivedi bir şekilde ekonomiye ve sorunlara odaklanmak gerekiyor.
Yerel Seçim sonuçlarının başta İstanbul olmak üzere memletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye’nin yıldız şehiri İstanbul’a yeniden Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nu kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
İTO BAŞKANI: ÇOK İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de X hesabından yaptığı paylaşımda önümüzdeki dönemde enflasyon ve yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Avdagiç “İş dünyası olarak Türkiye’nin bu seçimden sonra uygulanmakta olan ekonomik programa odaklanması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdiği paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye bir seçimi daha aklıselim ve demokratik bir olgunlukla geride bıraktı.
Seçim sonuçlarının şehrimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, seçilen belediye başkanlarımızı tebrik ediyorum.
İş dünyası olarak Türkiye’nin bu seçimden sonra uygulanmakta olan ekonomik programa odaklanması gerektiğine inanıyoruz.
Önümüzde dönem, enflasyon ve yapısal reformların hayata geçirilmesi başta olmak üzere birçok sorunla kalıcı, sürdürülebilir ve rasyonel bir mücadele için çok iyi değerlendirilmelidir.
Bu sayede, çevresinde çatışma ve savaşların kol gezdiği Türkiye, daha da güçlenen ekonomisi ve demokrasisiyle güvenli bir liman olmayı sürdürecektir.
İş dünyası olarak, üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle, tüm gücümüzle yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama devam edeceğiz.”
TÜSİAD DA YAPISAL REFORMLARA DİKKAT ÇEKTİ
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) da seçimin ardından açıklamlarda bulundu.
TÜSİAD’ın resmi X hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Demokrasinin temel unsurlarından yerel yönetim seçimlerini geride bıraktık. Görevlerine başlayacak belediye başkanlarımızı ve yerel yöneticilerimizi kutluyoruz.
Yerel yönetimlere kentlerde tüm vatandaşlarımız için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, iyi yönetişim ve etkin hizmet sunumuna yönelik çalışmalarında başarılar diliyoruz. Başta afet yönetimi olmak üzere tüm konularda merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında işbirliğinin güçlendiği bir dönem olmasını temenni ediyoruz.
Yerel seçimlerin ardından ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere elbirliğiyle çalışmalıyız.”
]]>
“HATALAR YAPTIK AMA…”
“Bizim dönemimizdeki futbol aklının hatalar yaptığını kabul ediyorum. Takımı oluşturmakta, takımda senkron yaratmakta hatalar yapıldı. Ancak biz bıraktığımızda onca çalkantıya rağmen, üçüncü sıradaydık, 9 puan fark vardı. Şu an fark 35. Kötüye gidiş var. Beş futbolcu almışız, ikisi iyi çıkmamış. Olabilir. Gönderiyorum dediğin gün; Onana’yı, Rosier’i ve Bailly’i de kaptılar. Market değerleri düşmedi. Ancak Aboubakar’ın, Ghezzal’ın değeri düştü. Bunları neden suçlu ilan ediyorsunuz?”
İTİBAR CELLATLIĞI!
“Bazı davaların bilerek zaman aşımına uğratıldığı iddiası da ayıptır, itibar cellatlığıdır. Buna engel olmak mevcut başkan ve yönetim kurulunun Beşiktaş tarihine ve geleneğine borcudur. İçi boş, dışı süslü laflarla algı yaratmanın Beşiktaş’a bir faydası olmadığı gibi aksine zararı vardır. Bazı davalara ‘zaman aşımı’ kararı verildiği doğrudur. Bunlarla ilgili istinafa gidilmiştir. Eski yönetimlere suç atfetmek gerekiyorsa bunun değerlendirmesi, yetkili ve görevli kamu otoritelerine bırakılmalı.”

“MATRUŞKA YAKIŞMADI”
“Evet; KPMG raporu aleniyet kazanmasını önlemeye çalıştık. Bunun bir nedeni bakanlık-SPK değerlendirmesinin bitmemesiydi, diğeri ‘troll’lerin eline geçmesini önlemekti. Yönetimden beklentim, konuları bağımsız denetime ve BJK Denetim Kurulu’na göndersinler, sonra gereğini yapsınlar. Ve sonunda kalabalıkta bize yaptıkları ayıbın özrünü aynı yerde dilesinler. ‘Matruşka’, ‘çökmüş’ söylemleri Beşiktaş asaletine yakışmıyor. Her gelen yönetim önceki yönetimlerin de namusunu korusun.”
“30 MİLYON AZ FAİZ ÖDEDİK”
“Tüpraş konusunda… Denetim kurulu raporunda yazıyor. ‘Yapılan anlaşma üç yıllık olup ilk yıl 202 milyon TL, sonrasındaki yıllarda ise enflasyon oranında artış öngörülmüştür. 25 Eylül 2023 tarihinde 580 milyon 262 bin 600 TL olmak üzere üç yılın tamamı peşin tahsil edilmiştir…’ Demek ki her yıla 190 milyon TL düşüyor. Bu, bizim dönemimizin parası. Geriye yaklaşık 400 milyon TL kalır. 30 Kasım’da yani genel kuruldan birkaç gün önce 421
milyon 579 bin 565 TL konsorsiyum kredi-ana para ve faiz ödemesi yapıldı.”

“BEKO GELİRİNİ KIRDIRDILAR”
“Biz erken tahsilat yoluyla mali borcu azalttık. Yani 20-30 milyon TL az faiz ödedik. Peki, Passolig ve Beko gelirlerini ne yaptılar; kırdırdılar! Benim hukukçu aklım burada çelişki olduğunu söylüyor. Denetim kurulu raporu da yapılanın doğru olduğunu söylüyor. Buna rağmen eski yönetimi camianın önüne atmak iyi niyet olmaz.”
“RUIZ HESABI ÖYLE DEĞİL”
“Victor Ruiz konusu anlatıldığı gibi değil. Gönderilmeseydi, yattığı yerden üç yıl toplam 5.4 milyon Euro alacaktı. Şimdi 2.7 milyon Euro aldı. O iki yılda biz Wellinton’u oynattık; 1.6 milyon Euro’ya. 4.3 milyon Euro yaptı. Bir de şampiyon olduk. Anlatılan 400 bin Euro ödense adamın maaşından kurtulabilecek miydiniz? Lens, Ljajic, Boyd, Douglas ve diğerlerine ne oldu? Onana 4 milyon Euro etmezmiş; bugün ‘Al-Musrati 12 milyon Euro etmez’ deniyor. Ben bunu polemik edemem.”
“BEDELİ NEYSE ÖDENİR”
“Hukiki sorumluluk varsa gereği yapılsın. Attığım imza kötü sonuç vermişse bunun açıklamasını yapmalıyım. Bu açıklama yeterli değilse bedeli neyse ödenir. Yönetimler birbirinin devamıdır ve aslolan Beşiktaş’tır. Manen itibarımızla oynamayın. Maddi bir sorumluk varsa bizler bunları yerine getiririz.”
“KİM HİBE ETTİ Kİ!”
“Yöneticilerin ayrılırken kasa kolaylıklarını aldığı söylendi. Şimdiye kadar kim hibe etti? Yıldırım Demirören ile de ibralaştık. Beşiktaş bir takım iddialarından vazgeçti, Demirören de alacaklarından vazgeçti. Bunu yapan yönetim kurulu da ibra edildi.”
“BENZİNLİKTE ARAT İMZASI VAR”
“Benzinlikle ilgili geçmiş bütün yönetimleri suçluyorsunuz. O sözleşmenin altında Süleyman Seba’nın ikinci başkanı olarak Hasan Arat’ın da imzası var. İmzalar doğru olur ama yanlış sonuç verir. Ticarette her karar kârla neticelenmez.”
“PARASINI ALDIK”
“Bir hentbolcunun sözleşmesi profesyonellerce hazırlanmış, zamanın İkinci Başkanı Çebi’ye imzalatılmış ancak oynamayan, antrenmana çıkmayan sporcuya maaşı ödenmiş. Bu tutarı güncelleyerek Sayın Çebi’den resmen aldık. Belgesi kulüpdedir.”
“ÇEBİ GELDİĞİNDE 1 LİRA YOKTU”
“Sayı Çebi 2019’da göreve geldiğinde kasada 1 lira yoktu. Çebi 21 milyon dolar buldu, eski yönetimin bir ay ertelettiği borçsuzluk kağıdını aldı. Bu övünülecek bir şey değil. Oraya geldiyseniz o parayı bulacaksınız. Borçları nasıl indirdiğimiz belli.”
“YETKİ BAKANLIĞIN”
“KMPG raporuna göre ceza davalarının açılmaması sorgulanıyor. Eski yasada, spor kulüpleri İçişleri Bakanlığı denetimindeydi. Halka arz edilen kısım ise SPK denetimine tabidir. Ceza soruşturması gerekip gerekmediğine bu otoriteler karar verecek.”
“Hasan Bey (Arat) KMPG raporunun değiştirildiğini, orijinal raporu istediklerini söyledi. Yanıltıldığını düşünmek istiyorum. Kulüpten çıkarken bir sayfa evrak almadık. Denetleme kurulu ve divan başkanlığında bunlar var. İncelesinler.”
]]>
“BU BÖYLE GİTMEZ”
Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un yanında olduklarını açıkladı. Dündar, “Kurşunlanma olayından sonra Fenerbahçeli futbolcular ikinci bir toplu saldırıya maruz kaldı. Sorumluları da o saldırganları yakalamayıp yargıda ibretlik cezaya çarptırılmalarını engelleyenlerle, Trabzonspor maçındaki vahşete seyirci kalaanlardır. Böyle gitmesi mümkün değil. Ligden çekilme dahil genel kuruldan çıkacak her türlü kararı destekliyoruz. Olağanüstü Genel Kurul kararı alan Başkanımız Ali Koç ve yönetim kurulunun arkasındayız.”
“2 NİSAN’DA ORADAYIZ”
Sadettin Saran – Başkan adayı, eski yönetici: “Daha önce takım otobüsümüz kurşunlandı. Şimdi oyuncularımız saha içinde saldırıya uğradı. TFF belli ki gereken tedbirleri almıyor. Bu bir iç güvenlik meselesidir. Ekip olarak kulüp yönetimimizin yanındayız. Fenerbahçe kongre üyeleri, sayın başkanın 2 Nisan olağanüstü genel kurul çağrısına kulak vermelidir. Biz o gün orada olacağız.”
“DERS VERME ZAMANI”
Vefa Küçük – YDK Eski Başkanı:
“Trabzon’da yaşanan olaylar provokasyon ve planlı bir hareket, geçmişte de benzer olaylar yaşandı. Geçmişte yaşananlar örtbas edildi. Organizatör pozisyonundaki yapı bizce malum; bazıları bunlara da artık bir ders verme zamanı geldi. Kulübümüz zarara da uğrasa da artık verilmesi gereken bir karardır. Ali Koç ve yönetimimin aldığı kararı destekliyorum.”
“TFF GÖREVDEN ALINMALI”
Sait Yılmaz – YDK Üyesi: “Hiç kimse ama hiç kimse sadece Süper Lig’in marka değeri düşmesin diye Fenerbahçe’ye bu ligde figüran rolü biçemez. Genel kurulda, ligden çekilme dahil alınacak tüm kararları sonuna kadar destekliyorum. Başka bir seçenek de var… Acil şekilde federasyon başkanının ve yönetiminin görevden alınarak, yeni bir irade koyabilecek bir yönetim oluşturulmalı.”
“U-19 TAKIMIYLA ÇIKALIM”
Hulusi Belgü – Eski başkan adayı: “Trabzon’daki statta devlet yoktu, polis yoktu. Yeterli önlem alınmadı. Devlet ve federasyon bunun önünü kesmek zorunda. TFF seçimlerinin yenilenmesi ve buna siyasi erkin de dahil olmaması gerekiyor. Bunun önüne set çekecek kulüp Fenerbahçe. Nasılsa en kötü ikinci olunacak. Kalan maçlara U19 Takımı ile çıkılabilir. Başkanımız ne karar verirse arkasında olacağız.”
“BAŞKA SEÇENEK BIRAKMADILAR”
Metin Sipahioğlu – Eski yönetici:
“60 dakikada iptal edilip bitirilmesi gereken bir karşılaşmanın bir futbol katliamı yapılarak, anormal şekilde oynatılmaya çalışılması… Maç sonrası yaşanan rezalet… Devlet büyüklerine sormak istiyorum: Biz kendimizi üvey evlat olarak görmeyelim de ne yapalım? Benim de oyun eğer tutum değişmiyorsa ligden çekilme yönünde olacak. İnsanlar bıkmış durumda.”
“MASAYI DEVİRMELİYİZ”
Rıfat Perahya – 1907 FBliler Derneği Başkanı: “Konuşarak sonuç alamıyoruz, artık bir oyunu bozmamız gerekiyor. Masayı devirmek lazım. Adil bir şekilde mücadele etmek için her şeyi yapıyoruz, barış ortamını denedik, düzen bunu istemiyor. Masadan kalkmamız lazım, o zaman görsünler bakalım nasıl olacak. Fenerbahçe olmadan oynasınlar bakalım ligin değeri ne olacak?”
TEPKİSİZLİK BAŞKANI ÜZDÜ
Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığından istifasının perde arkasında ‘yalnız bırakıldığını’ düşünmesi yatıyor. Konuşulanlara göre Koç, futbolcularına saldırılmasıyla ilgili KBV üyelerinden geçmiş olsun mesajı yayımlanmamasına kırıldı. Tepkisizliğe tepki gösterdi ve istifa etti. Öte yandan Kasımpaşa Başkanı Fatih Saraç, KBV başkanlığına aday olmayacağını açıkladı.
]]>A, B ve C blok olmak üzere 3 bloktan oluşan Kentplus sitesinde toplamda bin 268 daire bulunuyor. C blokun farklı yönetim tarafından idare edildiği sitede aidatlara yüzde 135’leri bulan zam yapıldı. Yapılan zamlarla birlikte aidatlar bazı sitelerde kira fiyatlarına yetişti. 9-10 bin liralara kadar çıkan aidatlar site sakinlerini isyan ettirdi.
“YÖNETİM ŞEFFAF DEĞİL”
Sitede 5 yıldır sitede kiracı olduğunu söyleyen Seren Topal, evine hırsız girdiğini ifade ederek, sitenin güvensizliğinden yakındı.
Aidatlara yapılan yüksek zammı da eleştiren Topal, “Hizmet alamıyoruz. Güya güvenlikli bir sitede oturuyoruz ama güvenliğimiz yok. Çok yüksek aidat artış oranları oldu. Birçok çevre sitede yüzde 55-60’lara kadar artış olmuşken bizim sitede yüzde 125-135’leri buldu artış. Ayrıca bir de ortak alan elektrik-su faturası ödüyoruz. Yani benim 3+1 daire için geçen ay ödemem gereken aidat 2 bin 53 lirayken, 4 bin 200 liraya çıktı. Ayrıca burada 574 TL gibi ortak elektrik-su parası var. Elektriğimizi bireyselleştirdik faturalarımız yüzde 40-50 oranında düştü. Çünkü onu da ortak ödüyorduk. Doğalgaz sitenin yapısından dolayı mecbur bireyselleştirilemiyor ama suyu da ayrıştırabilirlerdi ama yönetim buna da yanaşmadı. Şeffaflık yok. Bütçeler nedir, ne değildir, ne fatura geliyor, biz neye istinaden ödüyoruz hiçbir fikrimiz yok. Yönetim şeffaf değil. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı alana kadar, bu aidatlarda düzenlenme ve bu yönetim gidene kadar mücadelemiz devam edecek.” diye konuştu.

“AİDATLARDA MAKUL BİR ARTIŞ İSTİYORUZ”
Site sakinlerinden Semih Katlanç ise, “Biz normal standartlarda hizmet almak, evlerimize hırsız girmemesi, güvenlik olması. Sitemizdeki güvenliklerin kartı yok. Sadece danışman olarak geçiyorlar. Aynı zamanda otoparklarımızda elektrikli araçlar şarj ediliyor bu şarjlar. Bu şarj edilen araçlar bize yansıtılıyor. Bizim aracımız yokken niye bize yansıtılsın. Biz hizmet almak istiyoruz. Aidatlarımız gerçekten makul, yani devletin belirlemiş olduğu yüzde 60-70 oranında artış olmasını istiyoruz.” dedi.
“AİDATIN SON ÖDEME GÜNÜ GELMEDEN İCRA MESAJLARI GÖNDERDİLER”
Bin 300 civarında aidat öderken yapılan zamla birlikte 3 bin lira ödemek zorunda kaldığını ifade eden Saadet Er isimli başka bir site sakini ise şöyle konuştu:
“Olması gereken birçok şey bu sitede yok. Bu ciddi artışın kararın alındığı genel kurulun nasıl yapıldığı, kimler tarafından onaylandığı bunun cevabını bekliyoruz. Herkes bu kadar yüksek aidatlara maruz kalıyorsak ve bunlar bizden talep ediliyorsa bu ödemelerin nereye yapıldığı, kime yapıldığı, bu kalemlerin hangi firmalara ödeme yapılarak çıkartıldığını görmek istiyoruz. Bu ekonomik krizde bu bizim sırtımıza ciddi bir yük ekstra biniyor. Biz bina sakinleri olarak haklarımızı aramaya çalışıyoruz. Ne gerekiyorsa da yapacağız. En azından çabalıyoruz bunun için. İsterdik ki bu noktaya gelmeden yönetim bizimle uzlaşmaya gitsin, kendini ifade etsin, bu rakamların ne olduğuyla, her ay ödenen rakamların gerçekten bu artışı gerektirip gerektirmediğine bizi ispat etsin belki biz bu noktaya gelmeyecektik. Ama ne bir açıklama alabiliyoruz, ne muhatap oluyorlar bizimle.Bugün hepimizin telefonlarına daha ödeme günü gelmemiş aidatlar için icra tebliği geldi. Ödemezseniz icraya verilirsiniz mesajları aldık. Bütün site şu anda bu konuyla ilgili konuşuyoruz. Son ödeme günü bile gelmemiş ödemeniz ve sizden haksız yere talep edilen yüzde 125 ve üzeri olan bir aidatın ödemesinin daha günü gelmeden bir de tehdit edildik. Bu tamamen yasadışı bir harekettir. Bugün hepimizin damarına bastılar. Bu konuda sonuç almak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.”
“ORTAK ALAN ÖDEMESİ DİYE EKSTRA BİR ÖDEME ÇIKARTTILAR”
Daha önce ortak alan faturasının aidatların içerisine dahil olduğunu söyleyen site sakini Er, “2022 şubat ayı itibariyle bize bir de ortak alan diye bir kalem çıkardılar. Biz bu ortak alan içerisinde ısıtma, elektrik, su gideri olarak kesiliyor. Fakat biz zaten ciddi maliyetler ödüyoruz aidat adı altında, üzerine bir de bize ortak alan ödemesi çıkartıp ekstra bir yükümüz zaten vardı ve bunların üzerine ortak alan ve aidatlara yüzde 125 ve üzeri, bana yüzde 133 yapıldı. Daireye göre değişiyor. Ama sanırım yüzde 125’in altında olan yok diye biliyorum. Biz bunu sonuçlandırmak için bir araya geldik. Kendi aramızda çalışma yapıyoruz, umarım ki sonuca da ulaştıracağız” diye konuştu.
Çok sayıda imza toplayan site sakinleri, yönetimin değişmesi için mahkemeye başvuracağını belirtti.
]]>İstifa edenler adına açıklama yapan Ali Deniz, “İktidara alternatif olmak için kurduğumuz ancak gelinen noktada Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan ve ekibinin kişilere kanalize olmuş yapısıyla İYİ Parti’nin özellikle Antalya’da iktidara talip olmadığını üzülerek görmekteyiz.” dedi.
“YÖNETEMEME KRİZİ”
Deniz, “2017 yılında gerçekleştirilen referandum sonrasında güçler ayrılığı ilkesine dayalı parlamenter sistemi yeniden ülke yönetiminde hakim kılmak için kuruluşundan bugüne büyük emek ve umutlarla Atatürk ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda çetin mücadeleler verdiğimiz İYİ Parti’deki görevlerimizden, Antalya İl Başkanı Karacan’ın yönetememe krizi sonrasında ortak iradelerimiz sonucunda almış olduğumuz karara istinaden yol arkadaşımızla birlikte İYİ Parti Antalya İl Yönetim Kurulu üyeliğimizden istifa ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SEÇİMDEN SONRA TABELA PARTİSİ OLURUZ’
İl Başkanı Karacan’a bazı sorular sormak istediklerini belirten Deniz, “Toplantılarda varsa yoksa CHP’yi eleştiriyorsunuz. İktidarın AKP ve MHP olduğunun farkında değil misiniz? Bire bir ikili görüşmemizde ‘Abi genel başkan yanlış yapıyor. Seçimden sonra tabela partisi oluruz’ dediniz mi? Partinin siyasi görüşünü değil de kişinin görüşüne güdümlü ilerleyip, paranın gücüne göre partiyi evirip çevirdiğiniz doğru mu? Öte yandan belediye başkanları ve meclis üyeleri başka bir siyasi partiye katılırken, neden tepkisiz kaldınız? Genel seçimlerden sonra yaptığınız konuşmada başarısızlığı ‘Ben mi masadan kalktım, sonra ben mi oturdum’ diyerek Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’i hedefe koymanız ne kadar doğruydu? 99 kişiden 40 kişiye düşmüş olan yönetiminizle daha ne kadar görevde kalmayı düşünüyorsunuz?” diye konuştu.
‘ÖNCEKİ SEÇİMDE ALDIĞIMIZ OYUN YARISINI ALAMAYIZ’
Milletvekillerine ulaşmakta sıkıntı yaşadıklarını söyleyen Deniz, “Hedefi olmayan bir insan, bizi nasıl seçime hazırlayacak. 6 kişi olarak yönetim kurulundan istifa ediyoruz. Genel başkan bu doğruları görür, doğru neşter vurursa toparlanacağımızı düşünüyoruz. Milletvekilliği seçimleri öncesinde yapılan temayül yoklamasında bazı ilçelerde usulsüzlük yapıldı. İl başkanına söylememize rağmen bu duruma müdahale etmedi. İttifak ile ilgili genel başkanımızın kararına saygılıyız. Bu il başkanıyla yerel seçimlerde, önceki seçimde aldığımız oyların yarısını bile alamayız. Genel merkezden randevu istedik. Muhalefete muhalefet yapar olduk. Bizim hedefimiz iktidar, ne için buradayız” dedi.
‘SEÇİM SONUÇ TUTANAKLARI EKSİKTİ’
İstifa edenler arasında yer alan Mustafa Eser, bugüne kadar birçok olumsuzlukla karşılaştıklarını söyledi. Eser, “14 ve 28 Mayıs seçimleri öncesinde defalarca sandık görevlileri ile ilgili sorular sordum. Bana cevap verilmedi. 5 bin sandıkta 3 bin 500 sandık görevlisi ancak bulduk. Okul sorumlularımız da eksikti. Sonucunda ise seçim sonuç tutanaklarının çoğunun eksik geldiğini gördük” diye konuştu.
]]>ŞEFFAFLIKTA ZİRVE
Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, “Darüşşafaka, bağımsız kurumsal yönetim derecelendirme çalışması yaptıran Türkiye’deki ilk sivil toplum kuruluşu. Kuruluşumuzun 160. ve cumhuriyetimizin 100. yılında, dar gelirli, yetim, öksüz binlerce çocuğa eğitimde fırsat eşitliği sağladık. 2013’te 8.40 puanken, her yıl yükselerek 9.80’e çıktık” diye konuştu.
ATATÜRK’E BAĞLILIK
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının hiç birinin hayal edemeyeceği bir noktada olduklarını söyleyen Güleç, “Türk halkı baktı ki, bağışlarının kuruşu kuruşuna hesabı verildiği gibi çocuklar da çok iyi yerlere geliyor. Güvenilirlik ve şeffaflık notumuzu zirvede tutacağız. Darüşşafaka’da şeffaf yönetim ilkeleri ile Atatürk ilke ve inkılaplarından asla taviz vermeden, fikri hür, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştiriyoruz” dedi.
DEPREM BÖLGESİNDEN 100 ÇOCUK ALINACAK
1939 Erzincan Depremi, 17 Ağustos Depremi, Soma Maden Faciası, 2009 Bilge Köyü Katliamı ve 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi mağdur çocuklarına sahip çıktılar. Yılda 120 öğrenci alan Darüşşafaka, depremzede 100 öğrenci daha aldı. Seneye 100 depremzede öğrenci daha alınacak. Başvurular başladı. Sınav, 26 Mayıs’ta.

DARÜŞŞAFAKA’NIN KURULUŞ FİKRİ KAPALIÇARŞI’DAN ÇIKTI
Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, sessizliğini SÖZCÜ’ye bozdu. Ev kadını Fatma Güleç ile esnaf Kamil Güleç’in ikinci çocuğu olan Oğuz Güleç’in anne ve babası okuma yazma bilmiyormuş. Kariyerinde ulusal, uluslararası şirketlerde CEO’luğa kadar yükselen Oğuz Güleç şöyle konuştu:

Darüşşafaka Cemiyeti Başkanı Oğuz Güleç’in de öğrenci olduğu 1964-1965 yılları.
İLK GÜN AĞLADIM
“1938 doğumlu ablam Sabahat Çağlar, cumhuriyet sayesinde lise okuyunca, benim de Darüşşafakalı olmamın önünü açtı. Okulumuz ilk kez 1964-1965’te anne babası hayatta olanları da aldı. Ben de o çocuklardan biriyim. 11 yaşındaydım. Yorganı başıma çekip, ilk gün çok ağladım. Darüşşafaka’daki her çocuk, iki defa ağlar. Okula ilk geldiği gün ve 12. sınıftan mezun olduğunda. 1972’de okulumuza ilk kez kızlar da alındı. Lise sondaydım. Okul, bir anda 10-11 yaşında kızlarla doldu.

Darüşşafaka, birçok erkek çocuğunun arasında okuyup, tıp, mühendislik kazanıp, çok iyi yerlere gelen o güçlü kızlar sayesinde çok değişti. Okulumuz, Çarşamba’daydı. Kumkapı’da oturuyorduk. Beyazıt’a yürür, Eminönü-Draman otobüsüne binerdik. İETT’nin 90 numaralı otobüsü, Darüşşafakalı otobüsüdür. Yoksulduk, hepimiz yazın çalışırdık. Kapalıçarşı’da tezgahtardım. 68 kuşağının yakaları tüylü ceketlerini satıp, okul harçlığı yaptım.”

ÇARŞIDAKİ ÇOCUKLAR
“Darüşfaka’nın kuruluş fikri de aslında Kapalıçarşı’dan çıkmış. Yusuf Ziya Paşa, Kapalıçarşı önündeki işçi çocukları görüp, ‘Bu çocukların babası savaşlarda öldü. Biz bu çocukları eğitmeliyiz’ diyor. 1868’de Sultan Abdülaziz’in bağışıyla Darüşşafaka için ilk adım böyle atıldı. İÜ İşletme’yi 1972’de kazandım. Alarko Holding’ten 1 yıl burs aldım. Mezun olunca, aradılar. Üzeyir Garih’le boğazda yemek yedik. İş teklif etti. 6-7 ay fabrika, sonra holding merkezinde çalıştım. Horoz Lojistik’e transfer olup, CEO’luk dahil 41 yıl aynı şirkette çalıştım. Hâlâ yönetimdeyim.”

Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın bağış ve vasiyeti ile okuldaki yetim, öksüz öğrencilere her gün meyve
dağıtılıp, Kadir Gecesi’nde Ankara, İstanbul, İzmir’de mevlit okutuluyor.
ÖĞRENCİ SAYISI ARTACAK
Darüşşafaka’da, 950 öğrenci var. 1.2 milyar TL’ye 35 bin metrekarelik yeni orta- okulun temeli nisanda atılacak. Yılda 100’er öğrenci artışıyla öğrenci sayısının 1400’e çıkarılması hedefleniyor.
]]>