HABERLER.COM’A BİR ÖDÜL DAHA
Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden değerli isim ve kurumların ödüllendirildiği törende Haberler.com “Yılın Haber Sitesi” ödülüne layık görüldü. Ödülü, Genel Yayın Yönetmenimiz Av. Bedia Teymur adına sunucumuz Melis Yaşar aldı.

“HER YIL ÖNE ÇIKAN FİRMALARI TİTİZLİKLE SEÇİYORUZ”
Muğurtay törene ilişkin, “21. yılımızda, sektörün lider dergisi olarak, evlilik sektöründeki yılın başarılı firmalarını ödüllendirmek bizler için büyük bir onur. Başvurular arasında her yıl öne çıkan firmaları büyük bir titizlikle seçiyoruz. Değerlendirmelerimizi yaparken, firmaların yıl içerisindeki başarılarını, sektöre kattıkları yenilikçi değerleri ve genel performanslarını göz önünde bulunduruyoruz. Bazen, sadece bir yılını doldurmuş bir firma, gösterdiği başarı ve yenilikçi yaklaşımıyla bulunduğu bölgede sektöre büyük katkı sağlıyorsa, bu gece ödül alabiliyor. Gelin Damat Dergisi Ödülleri’ne uygun bulunan firmalar, ödüllerinin yanı sıra Gelin Damat Dergisi’nde özel reklam yayınlama fırsatı da elde ediyor. Bu, markalarının görünürlüğünü artırırken sektördeki prestijlerini pekiştiren önemli bir avantaj sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Bedia TeymurYönetmenMagazin3-sayfaMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VEFAT HABERİNİ SOSYAL MEDYADAN DUYURDU
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda annesinin vefat haberini duyuran Mahsun Kırmızıgül “Canım annem Faike Arık’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Cenazesi Diyarbakır Selahattin Eyyubi Camii’nde, öğle namazına müteakip kılınacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

ÖZCAN DENİZ DE KATILDI
Defi işleminin ardından ünlü şarkıcı, annesi için mevlid okuttu. Milliyet’in haberine göre, annesinin acısıyla yıkılan Mahsun Kırmızıgül’ü sevenleri yalnız bırakmadı. Kırmızıgül’ü ziyaret edenler arasında uzun yıllardır küs olduğu Özcan Deniz’in de bulunması dikkatlerden kaçmadı.

TEŞEKKÜR MESAJI YAYINLADI
Zor günler geçiren Kırmızıgül, sosyal medya hesabından annesiyle çocukluk yıllarında çekilen bir kareyi yayınlayarak şunları ifade etmişti: “Annemin vefatı dolayısıyla bu zor günlerimde yanımda olan, sevgisini ve desteğini esirgemeyen herkese yürekten minnettarım. Cumhurbaşkanımızdan ana muhalefet liderlerine, bakanlarımız ve milletvekillerimizden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza, sanat ve iş dünyasındaki kıymetli dostlarımdan Diyarbakır ve Bingöl’deki hemşehrilerime kadar herkesin varlığı bize güç verdi. Acımızı paylaşan, arayıp soran, mesaj gönderen, çiçek yollayan, cenazemize ve mezarlığımıza kadar gelerek yanımızda olan, taziyelerimize katılan tüm dostlarıma, arkadaşlarıma ve sevenlerime en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca basın mensuplarına, medya sektöründe emek verenlere, müzik ve sinema dünyasındaki dostlarıma bu süreçte gösterdikleri duyarlılık ve destek için çok teşekkür ediyorum. Acımızı paylaşan, bizleri yalnız bırakmayan her birinize sonsuz şükranlarımı sunarım. Sizin desteğiniz, bu zor günlerde benim için en büyük teselli oldu. Teşekkür ederim.”
Mahsun KırmızıgülÖzcan DenizYönetmenMagazin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“FİLM ÜZERİNE SOHBET EDEMİYORSAN BU İLİŞKİ DEĞİLDİR”
Hadise, “Yakışıklılık önemli değil. Filmi izledikten sonra o kişiyle film üzerine sohbet edemiyorsan, bu bir ilişki değildir.” dedi. Hadise‘nin bu sözlerinin üzerine yönetmen Şenol Sönmez ile ilişki yaşaması dikkat çekti.

Bir erkekte aradığı başlıca özellikleri sıralayan Hadise şöyle konuştu:
SADIK
“Her anlamda sadık olmalı. Örneğin bir yemekten seni rahatsız edecek şekilde bir kadına bakmamalı. Bir kadını beğenmek başkadır. Ben de bazen bir kadına bakıp ‘Ne kadar güzel bir kadın’ diyorum ama partnerini rahatsız edecek şekilde bakmamalı.”
DESTEKÇİ
“Çok önemli”
SABIRLI
“Benimle olmak. Çünkü”
KOMİK
“Kesinlikle komik olmalı. İlişki yaşadığım erkeğin komik olması bence ikimiz için de büyük bir ilham kaynağı. Çünkü o, beni de besliyor”
SORUMLULUK SAHİBİ
“Sorumluklarının farkında olmalı”
YönetmenMagazinHadise
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bu yıl yedincisi düzenlenen “Hanoi Uluslararası Film Festivali”nin geliştirme bölümünde yarışan film, “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Festivalin geliştirme bölümünde Bangladeş, Malezya, Hindistan, Türkiye, Arjantin ve Vietnam’dan 8 proje yarıştı.
Bir hafta süren festivalde iki gün konuk olarak ağırlanan yönetmen Soysal, “Rahma” projesini tanıtmanın yanı sıra Türk sineması hakkında da Vietnamlı sinemaseverlere bilgi aktardı.
Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çekimlerine hazırlandığı “Rahma” filminin ödüle değer görülmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Vietnam’da düzenlenen festivalde bulunmak benim için farklı bir deneyimdi. Festivallerin en güzel tarafı farklı coğrafyalardan insanlarla bir araya gelmek, onları sinema penceresinden tanıyabilmek. İki günlük konukluğum sırasında bölgenin sineması hakkında yakından fikir edinme fırsatım da oldu. Hanoi Uluslararası Film Festivali’nin değerli jürisine projemi ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Festival yönetimine ve ekibini de başarılı organizasyonları için kutluyorum.” dedi.
Proje, 2023’te TRT 12 Punto Senaryo Geliştirme Platformu’ndan “Ön Alım”, geçen ay Çanakkale’de ilki düzenlenen Troya Proje Geliştirme Platformu’ndan ise “En İyi Proje” ödüllerini kazanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen “Rahma”, yurt dışında da BulgaristanKültür Bakanlığı Film Fonu’ndan ortak yapım desteği aldı.
Konusunda “Anne sadece doğuran kişi midir, yoksa daha çok bağ kuran mıdır?” sorusunun cevabını arayacak olan film için ayrıca Balkon Film Yapım ve Ars Digital Yapım ortaklığında Avrupa’nın büyük fonu olan Euroimage’a da başvuru için hazırlanılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin Oscar adayını, “Türkiye’nin ‘En İyi Uluslararası Film Oscar’ adayı Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı Hayat adlı filmi oldu. Bakanlığımızca da desteklenen filmimize Oscar yolculuğunda başarılar dileriz.” şeklindeki açıklamayla duyurdu.
Zeki Demirkubuz
FİLM HAKKINDA
Zeki Demirkubuz’un yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Miray Daner ve Burak Dakak yer alıyor. Filmde, babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran’la yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.
Filmin kadrosunda Cem Davran, Umut Kurt, Melis Birkan, Osman Alkaş, Ozan Dağara, Doğu Demirkol, Kayhan Açıkgöz, Muttalip Müjdeci, Seyit Nizam Yılmaz, Berfun Başel, Hande Özen, Özlem Türkad ve Caner Cindoruk bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özellikle mafya türünün en önde gelen filmlerinden biri olan ve sinema tarihinde bir klasik haline gelen Baba (The Godfather) filminin yönetmeni Francis Ford Coppola ile evli ve üç çocuk sahibiydi. Hatta belgeselci olarak da bilinen Eleanor Coppola, kocası Francis Ford Coppola’nın “Kıyamet” (Apocalypse Now) adlı filminin yapım aşamasını anlatan Hearts of Darkness adlı filmiyle 1992’de Emmy ödülü kazandı. Ayrıca romantik komedi filmleri Bonjour Anne (Paris Can Wait) ve Love Is Love Is Love filmlerinin de yönetmenliğini yaptı.

FRANCIS FORD COPPOLA İLE TANIŞMASI…
Kaliforniya’nın Orange ilçesinde büyüyen Eleanor Coppola, Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nde okumak için Los Angeles’a taşındı. Orada, Francis Ford Coppola ile ilk yönetmenlik denemesi olan, Roger Corman’ın yapımcılığını üstlendiği 1963 yapımı korku filmi Dementia 13’te sanat yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. İkili tanıştıktan birkaç ay sonra Eleanor Coppola hamile kaldı ve çift, Şubat 1963’te Las Vegas’ta evlendi.

ÜÇ ÇOCUK DA İZLERİNİ TAKİP ETTİ
Sırasıyla Gian-Carlo, Roman ve Sofia isimli üç çocukları oldu. Çocukların hepsi de Bbabalarının filmlerinde oynayıp setlerde büyüdükten sonra sinemaya yöneldi.
Eleanor Coppola, Associated Press’e 2017’de şöyle demişti: “Ailenin ne verdiğini bilmiyorum ama umarım her ne olursa olsun, yaratıcı süreçlerinde birbirlerini cesaretlendiren bir aile örneği oluşturmuşlardır. Biz onlardan bunu istemedik ya da beklemiyorduk ama yaptılar. Bir ara Sofia şöyle dedi: ‘Ceviz ağaçtan uzağa düşmez.’”

Babasının birçok filminin arka planında görülen Gian-Carlo, 1986 yılında 22 yaşındayken bir tekne kazasında hayatını kaybetti. Gian-Carlo’nun ölümünden ise tekneyi kullanan Aşk Hikâyesi filmiyle tanınan Ryan O’Neal’in oğlu Griffin O’Neal sorumlu tutuldu. Roman Coppola kendi filmlerini yönetti ve düzenli olarak Wes Anderson’la işbirliği yapıyor. Babasının San Francisco merkezli film şirketi American Zoetrope’un başkanı. Sofia Coppola ise, Bir Konuşabilse (Lost in Translation) ve Priscilla gibi filmlerin yazar ve yönetmenliğini üstlenerek kendi kuşağının en beğenilen film yapımcılarından biri oldu.
Eleanor Coppola’nın ölüm nedeni belirtilmese de bir süredir sağlığı iyi değildi. Hatta Sofia Coppola, Priscilla’nın ekim ayı başlarında New York Film Festivali’ndeki gösterimine katılmayı reddedip “Orada olamadığım için çok üzgünüm ama bu filmin ithaf edildiği annemle birlikteyim” demişti.
KOCASININ VE ÇOCUKLARININ FİLMLERİNİ BELGELEDİ
Eleanor Coppola, Emmy ile ödüllendirildiği ve tayfun nedeniyle setin yıkıldığı, Martin sheen’in kalp krizi geçirdiği, bir set çalışanının hayatını kaybettiği olaylı Kıyamet filminin belgeseli Hearts of Darkness’ı çektikten sonra bir de kitap kaleme aldı.
“Notes: The Making of Apocalypse Now” isimli kitapta da ünlü bir yönetmenle evli olmanın zorlukları da dahil olmak üzere bazı iç çalkantılarını anlatıyordu. Manila’da kaldıkları yıl boyunca arkadaşlarından, ilişkilerinden ve projelerinden izole edilmiş bir kadın olduğunu yazdı. Ayrıca Francis’in evlilik dışı bir ilişkisi olduğunu da açıkça ifade etti: “Hayatımı istediğim gibi alabilmem için Francis’in beni terk etmesini ya da ölmesini bekleyen bir yanım var.”
Ancak ikili hayatları boyunca birlikte kaldı. Coppola da kendisi için yaratıcı çıkış yolları aramaya devam etti. Kocasının birkaç filminin yanı sıra Roman’ın CQ’su ve Sofia’nın Marie Antoinette ve The Virgin Suicides filmlerini de belgeledi.
Coppola, 2016 yılında, 80 yaşındayken, Diane Lane’in başrol oynadığı romantik komedi Paris Can Wait’le ilk öyküsel deneyimine imza attı. Bunu 2020’de Love Is Love Is Love filmi takip etti.
]]>14-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde birbirinden başarılı yönetmenler yarışırken, dünyaca ünlü yıldızların da etkinlikte göz kamaştıracağı düşünülüyor.
Organizatörlerin yaptığı açıklamada, yönetmenler Francis Ford Coppola, David Cronenberg ve Yorgos Lanthimos’un gelecek ay Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü için yarışacaklarını belirtildi. Coppola, Adam Driver’ın başrolde olduğu, uzun zamandır üzerinde çalıştığı projesi “Megalopolis”i yarışmaya getirirken Lanthimos, “Poor Things”in başarısının ardından “Kinds of Kindness”la ve Cronenberg de Vincent Cassel’in başrol oynadığı “The Shrouds” ile kendini gösterecek.

Yarışmada yeni filmlerini görücüye çıkaran diğer yönetmenler arasında, Napoli’de geçen “Parthenope” filmiyle İtalyan Paolo Sorrentino, Brezilyalı Karim Ainouz’un erotik gerilim filmi “Motel Destino” ve Fransa’dan Jacques Audiard yer alıyor.
“Kutsal Örümcek”le (Holy Spider) tanınan İranlı-Danimarkalı yönetmen Ali Abbasi, “The Apprentice”ta Donald Trump’ın emlak kralı olarak ilk yıllarına bakıyor ve süper kahraman filmleriyle ünlü Sebastian Stan eski ABD başkanını canlandırıyor.
Festival direktörü Thierry Fremaux gazetecilere verdiği demeçte, bu yılın aynı zamanda birçok ünlü Çinli yönetmenin de geri dönüşünü simgelediğini söyledi. Ana yarışmada “Caught By The Tides” ile Cannes’ın duayeni Jia Zhangke yer alacak.

Festival, daha önce duyurusu yapılan açılış filmi Quentin Dupieux’nun yönettiği, Lea Seydoux’nun başrolünde yer aldığı Fransız komedisi “The Second Act” ile başlangıç yapacak.
Ayrıca Hollywood efsanesi George Lucas, bu yıl Palme d’Or’u almak için hazırlanıyor.
2024 CANNES SEÇKİSİ
Açılış filmi:
The Second Act
Yarışma dışında yer alan filmler:
Furiosa – George Miller
Horizon: An America Saga – Kevin Costner
She’s Got No Name- Peter Ho-sun Chan
Rumours – Guy Maddin, Evan Johnson, Galen Johnson

Yarışmada yer alan filmler:
Megalopolis – Francis Ford Coppola
The Apprentice – Ali Abbasi
Motel Destino – Karim Aïnouz
Bird – Andrea Arnold
Emilia Perez – Jacques Audiard
Anora – Sean Baker
The Shrouds – David Cronenberg
The Substance – Coralie Fargeat
Grand Tour – Miguel Gomes
Marcello Mio – Christophe Honoré
Caught by the Tides – Jia Zhangke
All We Imagine as Light – Payal Kapadia
Kinds of Kindness – Yorgos Lanthimos
Beating Hearts – Gilles Lellouche
Wild Diamond – Agathe Riedinger
Oh, Canada – Paul Schrader
Limonov – Kirill Serebrennikov
Parthenope – Paolo Sorrentino
The Girl with the Needle – Magnus von Horn

“Belirli bar bakış” olarak yer alan filmler:
The Shameless – Konstantin Bojanov
Norah – Tawfik Alzaidi
Le Royaume – Julien Colonna
Vingt Dieux – Louise Courvoisier
Le Proces du Chien – Laetitia Dosch
The Village Next to Paradise – Mo Harawe
Black Dog – Guan Hu
September Says – Ariane Labed
The Damned – Roberto Minervini
L’Histoire de Souleymane – Boris Lojkine
On Becoming a Guinea Fowl – Rungano Nyoni
My Sunshine – Hiroshi Okuyama
Viet and Nam – Minh Quý Trương
Santosh – Sandhya Suri

Özel Gösterimler
La Belle de Gaza – Yolande Zauberman
Apprendre – Claire Simon
The Invasion – Sergei Loznitsa
Ernest Cole, Lost and Found – Raoul Peck
Le Fil – Daniel Auteuil

Cannes Prömiyerler
Miséricorde – Alain Guiraudie
C’est Pas Moi – Leos Carax
Everybody Loves Touda – Nabil Ayouch
The Marching Band – Emmanuel Courcol
Rendez-Vous Avec Pol Pot – Rithy Panh
Le Roman de Jim – Arnaud Larrieu, Jean-Marie Larrieu
Gece Yarısı Gösterimleri
Twilight of the Warrior – Cheang Pou-soi
I, the Executioner – Ryoo Seung-wan
The Surfer – Lorcan Finnegan
The Balconettes – Noemie Merlant
]]>Hiç şüphesiz bu yıla damga vuran yapımlardan biri de Barbie idi. Hatta Cristopher Nolan’ın biyografik filmi Oppenheimer ile gişede karşı karşıya gelen ve “Barbenheimer” gibi bir fenomeni ortaya çıkaran film, hem oyuncularının performansına hem de yönetmen Greta Gerwig’e övgüler getirmişti.

Ancak tüm bunlar Gerwig’in de Margot Robbie’nin de Akademi tarafından aday olarak belirlenmesine yetmedi. Film, “En İyi Film” kategorisinde yarışsa da sinema dünyasının bu iki güçlü kadını adaylık alamadılar.
Bu durum da akıllara daha önce Oscar’da “En İyi Film” ödülünü alan ancak “En İyi Yönetmen” kategorisinde adaylık alamayan yapımları hatırlattı.
İşte o filmler…
CODA – 2021
CODA, işitme engelli yetişkinlerin çocuğu anlamına gelir ve bu derinden etkileyici film de ailesindeki tek işiten kişi olan bir kız hakkında. Film, aile bağları ve büyümeyle ilgili bir hikaye sunulurken “En İyi Film” ödülünü de sonuna kadar hak ediyor.

Başrollerinde ağırlıklı olarak işitme engelli oyuncuların yer aldığı ilk film olan CODA’nın senaryosu ve yönetmenliği ise Sian Heder’a aitti ve Heder bu yapımla “En İyi Yönetmen” kategorisinde aday gösterilmedi.
YEŞİL REHBER (GREEN BOOK) – 2018
Başrollerini Viggo Mortensen ve Mahershala Ali’nin olağanüstü performansıyla Afrikalı-Amerikalı piyanist Donald Shirley ile İtalyan-Amerikalı fedai Tony Lip’in hikayesini anlatıyor.

Salak ile Avanak ( Dumb and Dumber) ile tanınan 43 yaşındaki yönetmen Peter Farrelly’nin Oscar kazanmak bir yana Oscar’a aday olacak herhangi bir yapım ortaya çıkarması bile beklenmiyordu. Ancak Farrelly, Yeşil Rehber ile “En İyi Film” ve “En İyi Uyarlama Senaryo” ödüllerini kucakladı.
Yine de bu üstün başarıya “En İyi Yönetmen” adaylığı alamadı.
OPERASYON: ARGO (ARGO) – 2012
1979’da İran’daki ABD rehine krizi sırasında Tahran’daki altı Amerikalıyı kurtarmaya yönelik riskli operasyon beyazperdeye uyarlanıyor ve hem başrolde hem de yönetmen koltuğunda Ben Affleck’i görüyoruz.

Film, rakiplerine karşı kazanarak Oscar heykelciğini alsa da bu durum, tartışma da yaratmıştı. Ayrıca “En İyi Yönetmen” dalında Affleck’in adaylık alamaması da dikkat çekmişti.
BAYAN DAISY’NİN ŞOFÖRÜ (DRIVING MISS DAISY) – 1989
Bayan Daisy’nin Şoförü, kimi eleştirmenler tarafından 1980’lerin ve hatta tüm dönemlerin en zayıf filmlerinden biri olarak görülse de izleyicinin ilgi gösterdiği bir yapım oldu.

Jessica Tandy ve Morgan Freeman’ın başrolleri üstlendiği Bruce Beresford’un yönetmenliğini yaptığı filmde, yaşlı bir Yahudi kadın ile onun Afrikalı-Amerikalı şoförü arasında gelişen ilişki konu alınıyor.
Film; Düşler Tarlası, Doğum Günü 4 Temmuz, Ölü Ozanlar Derneği ve Sol ayağım gibi birbirinden iddialı filme karşı Oscar’ı kazanarak herkesi şaşkınlığa uğratsa da Beresford, “En İyi Yönetmen” dalında aday gösterilmeyerek dikkat çekti.
BÜYÜK OTEL (GRAND HOTEL) – 1932
Hiçbir oyunculuk adaylığı olmadan “En İyi Film” ödülünü kazanan çok az filmden biri olan Grand Hotel, Berlin’de lüks bir otelde konaklayan birbirinden çok farklı insanlardan oluşan renkli bir grubun anlatıldığı romantik bir trajedi.

Greta Garbo ve Joan Crawford gibi yıldızlarla dolu bir oyuncu kadrosu olsa da hiçbir oyuncu gibi filmin yönetmeni Edmund Goulding de “En İyi Yönetmen” adaylığı alamadı.
KIRIK KANATLAR (WINGS) – 1927
Amerikan yapımı sessiz film, ilk defa düzenlenen Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film Akademi Ödülü”nü kazandı ve aynı zamanda da Gary Cooper’ın bir yıldız olmasına yardımcı oldu.

Belki de şimdiye kadar yapılmış en romantik savaş filmi olan Wings, inanılmaz performansları ve etkileyici teknik özellikleriyle hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden tam not alan filmlerden biri oldu. Ancak yönetmeni William Wellman filmde harika bir iş çıkarmasına rağmen “En İyi Yönetmen” adaylığını alamadı.
]]>