Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 2023 yılında yaşanan deprem ve sel felaketinin tesirlerinin kent üzerinden kalktığını, günlük hayatın her gün normale döndüğünü söyledi.
Şanlıurfa’nın inanç turizmi noktasında birçok değeri bünyesinde barındırdığını belirten Şıldak, bunun yanı sıra arkeolojik kazıların yürütüldüğü kentte, Göbeklitepe ve Karahantepe’de elde edilen sonuçların bütün dikkatleri Şanlıurfa’ya çektiğini ifade etti.
Vali Şıldak, Galatasaray ile Fenerbahçe’nin karşılaşacağı Süper Kupa maçının da Şanlıurfa’da oynanacak olmasının kentte büyük bir heyecan oluşturduğunu ve Şanlıurfa turizminde 2024 yılında bir patlama olacağını belirterek, şöyle konuştu:
“Ben 2024’ün turizmin öğelerinin bütün unsurlarının gün geçtikçe zenginleştiği Şanlıurfa’da bir rekor yılı olacağını düşünüyorum. 1 milyonun çok üzerinde ziyaretçiyi burada ağırlayacağımızı düşünüyorum. Bu vesileyle bir çağrıda da bulunmak istiyorum, bütün yatırımcılara ve iş dünyasına. Özellikle yataklı tesisler, konaklama tesisleri konusundaki ihtiyacımız çok barizdir. Bu konuda buraya yapılacak yatırımlar şehrin turizm kalitesini, turizm skalasındaki yerini daha da üst seviyelere taşıyacak ve ticari açıdan da çok optimal rasyonel yatırımlar olacaktır diye düşünüyorum.”
Kültür ve Turizm Bakanlığının organizasyonunda gerçekleştirilecek “Kültür Yolu Festivali”nin mayıs ayında Şanlıurfa’da düzenleneceğini dile getiren Şıldak, turizm açısından bereketli ve güzel bir yıl beklediklerini kaydetti.
“Ortaya çıkarılan eserleri görmek isteyen ziyaretçilerimizin sayısı oldukça fazla”
Göbeklitepe Alan Başkanı ve Şanlıurfa Müzesi Müdürü Celal Uludağ, kentte Mart 2023’de etkili olan sel felaketinin ardından kapanan arkeoloji ve mozaik müzelerinin gerekli çalışmaların ardından yeniden ziyarete açıldığını anımsatarak, müzelerin açık olmasının kent turizmine olumlu katkılarının bulunduğunu ifade etti.
2024 yılını turizm açısından çok önemsediklerini belirten Uludağ, şunları söyledi:
“Şanlıurfa’da Taştepeler Projesi, kazıları devam ediyor. Bu kazı çalışmalarının en önemli ayaklarından biri Göbeklitepe, Karahantepe, Sefertepe, Sayburç bu alanlarda hızlı ve planlı bir şekilde kazı çalışmaları yürütülüyor.
2023 yılında da bu kazı çalışmalarında gerçekten de çok önemli buluntular elde edilmişti ve herkesin merakını uyandıran buluntular ortaya çıkarılmıştı. 2024 yılında da bize şimdiden çok önemli dönüşler oluyor. Özellikle bu kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserleri görmek isteyen ziyaretçilerimizin sayısı oldukça fazla.
Bu nedenle 2024 yılında biz Şanlıurfa’yı yerli ve yabancı ziyaretçi anlamında büyük bir potansiyelin beklediğini düşünüyoruz. Özellikle Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eserler Karahantepe Örenyeri’ndeki bu hareketlilik ve Göbeklitepe ören yerindeki hareketlilik, ilimizin, ülkemizin ziyaretçi sayılarında önemli bir artış oluşturacağını düşünüyoruz.”
Şanlıurfa Turizm Profesyonelleri Derneği Başkan Yardımcısı Rahime Yaşar da kentin bölgenin kültür ve turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Şanlıurfa’nın içinde barındırdığı değerlerle bölge içinde domino etkisi oluşturan bir şehir olduğunun altını çizen Yaşar, “Bunu depremde, yaşadığımız sel felaketinde de gördük. Göbeklitepe, Karahantepe müzemiz kapalı olduğu zaman bölgeye maalesef kültür turları açısından çok ilgi gösterilmedi. Açılmasıyla birlikte tekrardan o akış başladı. Yani dolayısıyla Şanlıurfa tek başına hareket eden bir şehir değil, bölgeye de bu konularda inanılmaz bir etkisi mevcuttur” dedi.
Yaşar, ilkbahar sezonunun başında Şanlıurfa’da oynanacak Süper Kupa maçıyla insanların ilgisinin bu bölgeye çekileceğine işaret ederek, turizm yönünden 2024 yılında çok sayıda ziyaretçiyi kente beklediklerini kaydetti.
]]>Yıldız, eserlerin yaklaşık 500 yıldır dairede muhafaza edildiğinin altını çizerek, “Kimi zaman özenle muhafaza edilmiş, kimi zaman sadece saray ahalisi görebilmiş, özellikle Topkapı Sarayı’nın müze olmasının ardından yerli ve yabancı ziyaretçiyle buluşabilmiş olan eserler. Bu eserlerin hem bulunduğu alan hem de muhtevası çok önemli” dedi.

“Yeni sergilenme düzeni ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar oldu”
Birkaç yıldır kapalı olan Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle geçen yıl yeniden ziyarete açıldığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:
“Aradan geçen yaklaşık bir yılda, buradaki koleksiyonun yeni sergilenme düzeninin ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar olduğunu söyleyebiliriz. Mukaddes Emanetler deyince, en önemlisi tabii ki Peygamberimize ithaf edilen Hırka-i Saadet burada bulunuyor. Yine Peygamberimizin sancağı Hazreti Osman’a ithaf edilen Kur’an, ardından Peygamberimizin şahsi silahları, sakalı şerifleri, mübarek dişi gibi pek çok emanet burada bulunuyor.
Bu koleksiyon esasen hepinizin de bildiği gibi Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı, Hicaz’ı fethinin ardından buraya ulaşıyor. Ancak burada çok önemli bir tarihi kahramanın da altını çizmek lazım. Medine Müdafii Fahrettin Paşa da Medine düşmeden önce Hicaz Demiryolu’nun daha faaliyetli olduğu günlerde son seferlerden bir kısmıyla bilhassa Osmanlı Sarayı’ndan mübarek topraklar için yapılmış hatıra eserleri, son tren seferleriyle İstanbul’a ulaştırıyor.”

Yasin Yıldız, dairedeki eserlerin sergilenmesinde özel bir vitrin sisteminin yapıldığına dikkati çekerek, “Buradaki eserlerin içinde birkaç bin yıllık olanlar var. Materyal olarak birbirinden çok farklı olanlar var ve tabii ki İslam dünyası için Hırka-i Saadet başta olmak üzere hem maddi hem manevi değeri çok kıymetli olan eserler var.
Bunların sergilenebilmesine yönelik son derece özel bir sergileme düzeni yapıldı ve bu vitrinleme sistemimiz bizim yaklaşık iki yılımızı aldı. Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz. Her türlü iklim şartına, her türlü doğal afete karşı burada yapılmış sergi düzeni ciddi bir müzecilik başarısını içinde barındırıyor” değerlendirmesini yaptı.
Geçen yıldan bu yana Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eser sayısının 60’dan 300’e yükseltildiğini sözlerine ekleyen Dr. Yıldız, “Bu yeni sergileme düzeniyle koleksiyonumuzda bulunan eserleri ziyaretçimizle buluşturmuş olduk. Mukaddes Emanetlerin her bölümüyle ayrı ayrı ilgilenen mütehassis ziyaretçilerimiz var. Onlara yönelik bir düzenleme de yapmış olduk” diye konuştu.
Peygamberlere, halifelere ve sahabelere ait eşyaların yer aldığı “Mukaddes Emanetler Dairesi”nde Hazreti Muhammed’in Hırkası (Hırka-i Saadet), sakalı, ayak izleri, Uhud Savaşı’nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, mektupları ve kılıcı bulunuyor.
Müzede ayrıca Hazreti İbrahim’in tenceresi, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Davud’un kılıcı, Hazreti Yusuf’un cübbesi, halifelere ve sahabeye ait kılıçlar, Hazreti Fatma’ya ait gömlek, Kabe anahtarları, Hacerü’l Esved mahfazası gibi “Asr-ı Saadet”i yansıtan mukaddes emanetler sergileniyor.
]]>Isparta ve çevre illerden gelen günübirlik ziyaretçiler ve kayak sporcuları, hava sıcaklığının 15 derece olduğu Davraz’da güzel bir gün geçirdi.
Ragbi Şampiyonası için bulunduğu kayak merkezinde bu yıl faaliyete geçen gondol sayesinde tesisin daha modern bir hale getirildiğini söyleyen Vali Aydın Baruş, 1950 rakımlı tepede geçen yıl yapılan yürüyen bant sayesinde günübirlik ziyaretçilerin de kızakla kayma keyfi yaşadığını, önümüzdeki yıl bu alanın daha da genişletileceğini belirtti.
Davraz’a geçen yıl 250 bin ziyaretçi geldiğini aktaran Vali Baruş, karın geç yağması nedeniyle sayının bu yıl olumsuz etkilediğini vurguladı.
Vali Baruş, “Bu yıl 16 Şubat’ta açılan kayak sezonu nedeniyle ziyaretçi sayımız şu ana kadar 9 bin araç, 40 bin ziyaretçi olarak gerçekleşti” dedi.
Eğirdir Havacılık Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi olan ve Davraz’da paraşüt ile kayak yapmayı deneyen Yavuz Saraçoğlu, rüzgar nedeniyle yamaç paraşütü yapmanın zor olduğunu ancak kendisinin bunu defalarca denediğini belirterek, “Davraz hem şehre yakın olması hem konumu itibari ile harika bir yer. İklim olarak da gayet güzel. Buranın doğal güzelliğini kayak zevkini yaşayabilirler. Herkese tavsiye ediyorum” diye konuştu.
Hafta sonu için Antalya’dan Davraz’a gelen Ender Emin Özcan, kayak merkezine her yıl geldiğini belirterek, “Bu yıl gondol tesisinin hizmete açılması kayakçı ve boardcular için muazzam bir kolaylık olmuş. Çok keyifli, konforlu. Umarım çok daha güzel karlar yağar da bu tesis, daha güzel değer görür” dedi.
Antalya’dan gelenler arasında yer alan Umutcan isimli bir ziyaretçi de şunları söyledi:
“Günübirlik olarak Antalya’dan geldim. Bugün hava oldukça güzel. Geçen yıl da gelmiştim ama hava sisliydi, bugün kaymak için oldukça ideal bir gün. Gondol tesisinin hizmete girmesi kayakçıların biraz daha uzun süre kuyrukta beklemesine neden oluyor. Davraz lokasyon olarak güney şehirlere çok yakın özellikle Antalya’ya. Denizli’ye de yakın o yüzden ulaşılabilir olduğu için herkese uygun bir yer tavsiye ediyorum.”
‘HER YIL GELİYORUM’
Davraz’a kış aylarında kayak yapmak için her yıl geldiğini belirten Antalya’da yaşayan Merve Çetinkaya, kayak merkezindeki gondolun devreye girmesi, 8 kişilik kapasitesinin olmasının sevindirici olduğunu ancak kayak yapanlarla yapmayanların aynı sırayı beklemesinin olumsuzluk yarattığını söyledi.
Çetinkaya, “Uzun süre gondola binmek için sıra beklemek zorunda kalıyoruz. Buna bir çözüm bulmaları lazım. Onun dışında kar olmaması üzücü” dedi.
Kayağa yeni başlayan ve kaymaktan çok hoşlandığını belirten 12 yaşındaki Uğurkan Karakiraz da ailesi ile Isparta şehir merkezinden geldiğini, ileride profesyonel bir kayakçı olmak istediğini belirtti.
JAK 24 SAAT GÖREVDE
Diğer yandan sağlık ekipleri ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri Davraz’da kayakseverlerin güvenle eğlenebilmesi amacıyla 24 saat görev yaparken, eğitimli köpeklerin de bulunduğu ekip acil durumlarda anında müdahalede bulunuyor.
]]>